Fulgencio Batista
DEVLET BAŞKANI

Fulgencio Batista Kimdir?

Fulgencio Batista, 1901 yılında, tarım işçisi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Gençliğinde şekerkamışı çiftl iklerinde çalıştı . Daha sonra devlet demiryollarında makinist oldu ; bir ticarethanede katiplik yapmak üzere bu işinden ayrıldı. Sonunda orduya girdi.

Diktatör Gerardo Machado’ya karşı yapılan ayaklanma sırasında başçavuş rütbesindeydi ; genelkurmayda stenograf olarak çalışıyordu. Machado’nun düşmesinden sonraki kargaşalıklar dönemi, Batista’ya hızla yükselme zemini sağladı. Machado’nun devrilmesinden sonra kurulan geçici hükümetin başkanı Dr. Grau San Martin de bir yarı darbe hareketi sonucu görevinden çekildi. Üst rütbeli subayların yerine assubayları getiren bu yarı – darbe hareketinin başlıca örgütleyicisi Batista’ydı.

Hareketten sonra dinamik başçavuşun rütbesi albaylığa yükseltildi. Batista arka planda kalmakla birlikte, Küba’nın «kudretli adamı » oldu. Süs cumhurbaşkanları birbirinin yerini aladursun, Batista kısa zamanda genelkurmay başkanlığına, sonra da başkomutanlığa yükseldi ; assubaylar ayaklanmasıyla disiplini bozulan orduya yeniden çeki
düzen verdi. Asker ve subaylara sosyal ve ekonomik çıkarlar sağlamaya çalıştı.

Bu sırada Meksika’da başkan Lazero Cardenas Amerika ve İngiltere’yi umursamadan Standart Oil ve Royal Dutch Shell kumpanyalarının malı olan Meksika petrollerini millileştirip Latin Amerika halkının sevgisini kazandı. Değişen koşullara uymasını bilen, esnek zekalı Batista bunun üzerine ülkesindeki solcularla işbirliği yapmanın yollarını aradı. 1939 yılında özgür seçimlerle yeni kurucu meclis oluşturuldu. Meclis, halkçı bir anayasa kabul etti. Fulgencio Batista, 1940 seçimlerinde bütün solcu ve ilerici unsurların desteğiyle Küba cumhurbaşkanlığına getirildi.

Batista İkinci Dünya Savaşı sırasında nazi Almanyası ile faşist İtalya’ya savaş ilan etmekten de geri kalmadı. Böylece yalnız Washington’un değil Sovyetler Birliği’nin de desteğini kazandı. Sendikaların aşırı solcuların eline geçmesine göz yumdu; kabinesine komünist bakanlar aldı. 1944’de başkanlık dönemi bittiğinde Batista, gene arka plana çekilerek kendi kuklası olan bir başkanı seçtirmek amacındaydı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Küba ulusu muhaliflerin adayı Dr. Grau San Martin’i başkan seçti. Batista dört yıllık bir bekleme süresinden sonra 1948 yılında, yeniden senatör oldu. İktidar, siyasal zaaf içindeydi. Yolsuzluk iddiaları alıp yürümüştü. Batista artan hoşnutsuzluklardan yararlanarak, 1952 yılında gerçekleştirdiği hükümet darbesiyle iktidarı yeniden ele geçirdi. Darbeden sonra 1940 anayasaSJnı kaldırdı, meclisi dağıttı, kişi özgürlüklerini kısıtladı, mahalli işçi örgütlerini kapattı, bazı gazeteleri yasakladı. Çeşitli kesimlerden gelen tepkiler karşısında sert tedbirler aldı. Orduya ve polis örgütüne geniş yetkiler verdi. Küba’daki rejim artık, sırtını Amerika Birleşik Devletleri’ne dayamış bir polis rejimiydi…

Bu dönem, Küba devriminin, Fidel Castro önderliğinde başarıya ulaşacağı 1 959 yılına kadar sürdü. Batista’nın adı her türlü ihtikar işine, beyaz zehir ve kadın ticaretine, kumarhane işletme işlerine karıştı. Batista’nın 6 yıl gibi kısa bir süre içinde birkaç yüz milyon dolarlık bir servet yaptığı söylenir. İçteki ihtikarlara göz yumdu. Komisyon karşılığında birçok amerikan şirketine büyük imtiyazlar verdi.

Fulgencio Batista 1958 yılının sonlarında, gitgide güçlenen devrimci eylem karşısında tutunamıyacağını anladı. Devrimin kesin zaferinden beş gün önce, yani 1958’i 1959’a bağlayan yılbaşı gecesi Amerika’ya kaçtı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir