Fuzuli
ŞAİR

Fuzuli Hayatı, Eserleri ve Sanatı

1453 yılında Kerbela’da doğan Fuzulinin gerçek adı Mehmet Bin Süleyman’dır. Yapıtlarından Irak dışına çıkmadığı anlaşılmaktadır. Ömrü Bağdat, Necef ve Kerbelada geçmiştir. 1556 Yılında Veba Salgınında hayatını kaybetmiştir. Fuzuli Oğuzların bayat boyundan olduğu ifade edilen bir sanatçıdır. Çok iyi bir öğrenim görmüştür. Küçük yaşlarda Arapça ve Farsça öğrenmiştir. Çağın bilimlerini öğrenmek için çok fazla gayret göstermiştir. Fuzuli, Divan Edebiyatının birçok türünde yapıt vermesine rağmen gazel şiiri olarak tanınmıştır. Fuzulinin şiirlerindeki en önemli öğeler Tasavvuf ve İlahi aşktır. Fakat fuzulideki aşk dünyevi değil İlahi aşktır. Leyla ile Mecnun adlı mesnevisinde bu konuyu ustaca dile getirmiştir. Şiirlerinde Azeri Türkçesinin Etkileri görülmektedir.

Dönemine Göre sade dilde yapıtlar vermiştir. Fuzuli şiirin temelinin ilim, sevgi olduğuna inanmıştır. Fuzulinin eserlerinde sevilen bir insan araç, onun varlığında görülür hale gelen Allah’a ulaşmak ise amaçtır. Ona göre bütün nesneler ve evren Allah’a bir görünüş alanıdır. Varlık dergisinde fuzulinin sanatının üzerine çok hayatı üzerine çok az bilgimiz vardır der. Bunda en büyük etken bu büyük şairin sadece Irak topraklarında yaşamış olmasıdır. Fuzuli yaşadığı dönemde tüm şöhretine rağmen  rahat bir yaşama ve saray himayesine kavuşamamıştır. Fuzuli Şah İsmail’i takdir ettiği hatta onun adına eserler yazdığı halde Hükümetten İltifat görmemiştir.

Türkmen bir ailenin çocuğu olan şair Osmanlının Bağdat’ı ele geçirmesinden sonra beklediği ilgiyi bulamamıştır. Fuzuli Bağdat’ın fethinden sonra Kanuni’ye kasideler takdim etmiş ve dikkatleri çekmiştir. Kendisine 9 akçelik bir maaş bağlanmış ama bunu almamıştır. Bunu dile getirdiği şikayet namesi meşhurdur. Şairin Türkçe divanı onun en bilinen eserlerindendir. Fuzuli Gazel ve Kasideleriyle Divan Edebiyatında en çok benimsenen şairlerden biri olmuştur.

Fuzulinin Önemli Eserleri:

Fuzuli üç dil eser vermiş bir şairdir. Manzum eserlerin yanında mensur eserleri de vardır. Bunların içinde fuzuliye büyük ün kazandıran ve onu günümüze taşıyan Türkçe Divanının ve Leyla İle Mecnun Mesnevisidir. Bu iki büyük eserinden başka her biri tabi kendi alanında tanınmış eseri vardır.  Fuzuli’nin 3 dildeki şiir ve düz yazı eserlerini Şöyle Sıralanabilir:

  • Divanlar (Türkçe, Arapça, Farsça)
  • Leyla ile mecnun mesnevisi
  • Beng-ü Bade
  • Terceme-i Hadis-i Erbain
  • Hadikatü-s Süeda
  • Mektuplar
  • Saki-name
  • Sıhhat-u Maraz
  • Enis-ül Kalb
  • Rind-ü Zahid
  • Risale-i Muamma
  • Matlau’l İtikad

Eserlerini Bu şekilde Sıralayabiliriz. Türk edebiyatının büyük şairi bu eserleriyle 16’yy 21’yy ulaşmayı başarmıştır.

Fuzuli’nin Su Kasidesi Nasıl Bir Eserdir:

Saçma ey gözüm eşkden gönlümdeki odlara su

Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çare su

Beyit ile başlayan ve 32 beyitden oluşan bu kaside bir naat’tır. Divan Edebiyatında HZ. Peygamber’e duyulan sevgiyi dile getiren şiirlere Naat denir. Azeri edebiyatının en büyük şairi sayılın Fuzuli’nin derin samimiyeti dolayısıyla bu Naat Türünü en başarılı örneklerinden kabul edilir. 16’yy yazılan bu şiir Fuzuli’nin Peygamber Efendimize Beslediği Saygı ve sevgiyi ifade eder. Fuzuli Bu kasidesinde gösterişten uzak kalmış dönemine göre sade fakat içten bir ifade ile burcu, burcu Peygamber sevgisi kokan beyitlerini Edebiyat’ımıza vakfetmiştir. Bu Kaside Fuzuli’nin Su Kasidesi aruzun Failatün / Failatün/ Failatün/ Failün kalıbı ile yazılmıştır.

Gazel 16 (Mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün)

Gönülde min gamum vardur ki pinhân eylemek olmaz
Bu hem bir gam ki el ta’nından efgân eylemek olmaz

Ne müşkil derd olursa bulınur âlemde dermânı
Ne müşkil derd imiş aşkun ki dermân eylemek olmaz

Fenâ mülkine çok azm etme ey dil çekme zahmet kim
Bu tedbîr ile def’-i derd-i hicrân eylemek olmaz

Sahın gömlüm yıharsın pendden dem urma ey nâsîh
Hevâ-yı nefs ile bir mülki vîrân eylemek olmaz

Dehânun üzre la’lün istemiş dil def’i müşkildür
Görünmez hîç cürmi yoh yire kan eylemek olmaz

Du’âlar eylerüm menden yana bir dem güzâr itmez
Ne çâre sihr ile servi hırâmân eylemek olmaz

Fuzûlî âlem-i kayd içresin dem urma aşkundan
Kemâl-i cehl ile da’vâ-yı irfân eylemek olmaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir