YAZAR

Jane Austen Kimdir?

Özet
  • Doğum tarihi: 16 Aralık 1775, Steventon, Birleşik Krallık
  • Ölüm tarihi ve yeri: 18 Temmuz 1817, Winchester, Birleşik Krallık
  • Defnedildiği yer: Winchester Katedrali, Winchester, Birleşik Krallık

Jane Austen’in kendi hayatı da “bir roman gibi”. 18. yüzyıldan 19. yüzyıla geçen İngiltere’de yoksul bir rahibin kızıysanız, elinize geçen her aşk fırsatı boşa çıkıyorsa, üstelik de genç yaşınızda hastalık sahibi olmuşsanız, romantik romanın ilk başyapıtlarını vermeniz kimseyi şaşırtmayacaktır.

Jane Austen 16 Aralık 1775’te İngiltere’nin Hampshire kentinde, bir manastır evinde dünyaya geldi. Kilise papazı olan George Austen ile Cassandra (Leigh) Austen çiftinin sekiz çocuğundan yedincisi ve iki kızından biri olan Jane, 25 yaşına kadar hayatını Hampshire’da sürdürdü. Erkek kardeşlerinden James ve Henry babalarını örnek alarak ruhban sınıfına dahil oldu. Diğer ağabeylerinden Francis ve Charles ise denizci olmayı seçtiler. Tek kız kardeşi olan Cassandra ile yakın ilişkileri, sonraları yazarın eserlerinde etkisini gösterdi.

Küçük yaşlarda aile içi bir eğlence olması amacıyla yazılar kaleme almaya başlayan Jane’in düzensiz bir eğitim hayatı oldu. Genellikle evde ders alan yazar, 1783 yılında Oxford’da, sonra da Southampton’da eğitim aldı. 1785 ve 1786 yılları arasında ise Berkshire’daki kilise evinin bünyesinde bulunan, kadınların katıldığı bir okula devam etti. Özellikle bu dönemlerde ciddi anlamda yazı çalışmalarına girişti. Austen’in bilinen ilk yazıları, 1787 yılına dayanıyordu.

Bu hevesin farkına varan babası Jane’in rahat çalışabilmesi için gereken tüm ihtiyaçlarını karşılamanın dışında bir yayımcı bulmak için de kızına yardım etti. Ailenin diğer bireyleri de yazara kaynak bulma, hikayeleri aile içinde sahneleme gibi konularda yardımını esirgemedi. Austen, tüm bu olumlu koşullar altında, ilk romanını 1789 yılında tamamladı. Ancak baba George Austen’in emekliliğinin ardından, 1801’de, Jane’in piyanosu da dahil olmak üzere tüm mal varlıklarını satışa çıkararak Bath’e yerleşen aile, o döneme göre evlenme yaşını neredeyse geçirmiş olan yirmi beşindeki Jane ile yirmi sekizindeki Cassandra’yı da beraberinde götürdü. Kendisine birçok konuda ilham kaynağı olan, kaplıcalarıyla ünlü Bath, Jane için birçok romanının altyapısını kurguladığı yer oldu. 1805’te babasının vefat etmesiyle birlikte annesi ve kız kardeşi Cassandra’yla beraber Southampton’da yaşayan erkek kardeşi Frank’in yanına taşındı.

Başlıca yapıtlarını burada kaleme alan Austen, özellikle Akıl ve Tutku (1811) romanının kahramanları olan, yoksullaşmış bir aileden gelen Marianne ve Elinor’un finansal durumu iyi, soylu bir eş bularak geleceklerini garantiye alma özlemini anlatırken kendisi ve kızkardeşi Cassandra ile ailevi durumlarını özdeşleştirmişti bir anlamda. Jane ve Cassandra da iyi bir evlilik yapmak istiyordu; ailelerinin ciddi ekonomik sorunları vardı ve toplumsal bir baskıyla, civardaki soylu ailelerle tanışarak eş bulma çabasına girmişlerdi. 1811’de yayınlanan bu roman bazı kaynaklara göre, 1795’ten önce Elinor and Marianne adlı bir taslak halinde yazılmıştı ve aslında Jane ile Cassandra’nın birbirlerine gönderdikleri mektuplardan derlenip hikaye haline getirilmişti.

Austen romanlarında en çok öne çıkan nokta, başrolleri hep kadınlara vermesi ve hikaye bitmeden kahramanlarını mutlaka evlendirmesiydi. 1813’te yayınlanan ünlü Gurur ve Önyargı’nın başkahramanı Elizabeth Bennet’ydi ve genelde kadınlardan oluşan, kalabalık ve soylu sayılamayacak bir aileye mensuptu. Elizabeth’in karşısında ise Fitzwilliam Darcy adında güçlü bir toprak soylusu bulunuyordu. Austen kahramanlarının neredeyse nefretle başlayan ilişkisinin aşka dönüşünü, toplumsal olgulara yönelttiği hicivsel anlatımıyla öykülemişti. Austen’in ilk olarak 1797 yılında İlk İzlenimler adıyla kaleme aldığı bu klasik eser, yazar hayattayken üç defa basıldı.

Yazarın yine önemli yapıtları arasında yer alan Emma, 1814 yılında kaleme alındı ve 1816’da üç cilt halinde basıldı. 1816 yılında sağlığıyla ilgili sorun yaşamaya başlayan Jane Austen, ertesi yıl tedavisi için Winchester’a taşındı. Bugün Addison hastalığı olarak bilinen ve tüberküloza çevirme riskiyle ölüm tehlikesi olan hastalığın nedeni, gelişim süreci ve tedavisi o dönemde bilinmiyordu. Hastalıkla daha fazla başa çıkamayan 41 yaşındaki Jane Austen on iki bölümünü yazdığı “Sanditon” adlı kitabını tamamlayamadan, 18 Temmuz 1817’de hayatını kaybetti. Mezarı Winchester, İngiltere’de.

Seçme Yapıtları: Akıl ve Tutku (1811 – İş Bankası Yayınları, 2008), Gurur ve Önyargı (1813), Mansfield Park (1814), Emma (1815 – Oda Yayınları, 2010), Northanger Abbey (1817), İkna (1818)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu