Martin Luther King
Martin Luther King

Martin Luther King Kimdir?


Son Güncelleme 8 ay önce

Afrika kökenli Amerikan vatandaşı insan hakları savunucusu ve aktivist Martin Luther King, 15 ocak 1929’da Atalanta’da dünyaya geldi. Doğduğunda ismi Michael kondu. Gittiği kolejin rektöründen etkilendi. 1948 yılında Sosyoloji bölümünden mezun oldu. 1955 yılında Boston Üniversitesi’nde Teoloji yüksek lisansı yaptı.

Atlanta – Georgia’da dünyaya gelen Martin Luther King Baptist papazlar yetiştiren bir ailenin oğluydu. Üniversiteden burs alınca önce tıp ve hukuk okumayı düşünen King, sonradan babasının izinden gidip Chester – Pennsylvania’daki İlahiyat Okulu’na yazıldı. Burada hayatı boyunca etkisinde kaldığı Mahatma Gandhi’nin pasif direniş felsefesiyle tanıştı. King bu okulu sınıf birincisi olarak bitirdikten sonra 1951’de Boston’daki İlahiyat Fakültesine geçti ve buradan 1955’te mezun oldu. Bu kentte müzik eğitimi alan Coretta Scott ile 1953’te evlendi ve birlikte dört çocuk sahibi oldular.

1953 yılında Coretta Scott ile evlendi ve bu evlilikten dört çocuğu oldu. Aynı yıl henüz 24 yaşındayken Alabama’daki Dexter Avenue Baptist Kilisesinin pastörü oldu. 1955’te beyaz bir insana yer vermediği için tutuklandı. Bundan dolayı yurt çapında boykotlar düzenledi.

1957 yılında Güney Hristiyan Liderlik Konferansının kurulmasına ön ayak oldu. Martin, Mahatma Ghandi‘nin yolundan gidiyordu. Martin Luther King hareketine koministlerin sızdığını öne sürerek 1961’den itibaren FBI, King’i takibe aldı.

King, siyahların oy kullanması, ayrımcılığın sona bitmesi, çalışan hakları ve diğer temel haklar için bir çok gösteri düzenledi. Bu hareketlerin sonucunda 1964 yılında Yurttaş Hakları Kanunu (Civil Rights Act of 1964) ve 1965 yılında Oy Hakkı Kanunu (Voting Rights Act of 1965) çıktı.

Martin Luther King, Baptist papaz King 50’li yıllardan başlayarak ölümüne değin ABD tarihinde yurttaş hakları için yürütülen ilk kitlesel harekete önderlik etti. Her ne kadar barışçıl yollardan verdiği mücadeleyle Siyahların hukuksal açıdan eşit haklara kavuşturulmasını sağladıysa da, ırkçılıktan kaynaklanan karmaşık toplumsal sorunları çözemedi. (D: 15.1.1929 – Ö: 4.4.1968)

1955: Montgomery Otobüsü Boykotu

King ilk kez Montgomery/Alabama’da ırkçılık karşıtı bir savaşçı olarak ortaya çıktı. Montgomery’de bir mahkeme, bir Beyaza yerini vermek istemeyen Siyah bir kızı suçlu bulup tutuklatmıştı. Bunun üzerine Baptist papazın liderliğinde Montgomery Improvement Association (Montgomery’yi Geliştirme Derneği) kuruldu. Yurttaş haklarını savunan bu dernek halkı kamusal taşıma araçlarını boykot etmeye çağırdı. Aldığı ölüm tehditlerine ve evine patlayıcı maddelerle yapılan bir saldırıya karşın, Martin Luther King Siyah halkın hareketlerini başarıyla örgütledi. Belediye meclisi Montgomery otobüslerindeki ırk ayrımcılığını kaldırttı.

1957’den Sonra: Ülke Çapındaki Çalışmaları

Martin Luther King
Martin Luther King

King Montgomery’de’ sağladıkları başarıyı kitlesel bir hareketle diğer kent ve eyaletlere taşımak amacıyla Southern Christian Leadership Conference’ı (SCLC) (Güney Hıristiyan Önderliği Konferansı) kurdu. Siyahların çıkarlarını temsil etmek üzere kurulan bu ulusal platform Civil Rights Movement’in (Yurttaş Hakları Hareketi) temelini oluşturdu. King durup dinlenmeksizin, idolü Gandhi’nin felsefesine uygun olarak, giderek artmakta olan taraftarlarını baskıya karşı pasif direnişe çağırmak için ülkenin her yanma gitti. 1960’ta Alabama’da ilk kez tutuklandı ve ancak Demokratların başkanlık adayı John F. Kennedy’nin araya girmesiyle serbest bırakıldı. Tutuklanması King’in daha büyük ölçüde tanınmasına neden oldu ve bu sayede hareketi için daha çok yandaş toplayabildi.

1963: Washington Yürüyüşü

1963 Ağustosunda King 250.000’i aşkın taraftarı seferber ederek gerçekleştirdiği Washington Yürüyüşü’nde yurttaş haklarının ABD’de uygulanması için gösteri yapılmasını sağladı. Yetenekli konuşmacı King 26.8.1963 tarihinde Lincoln Memorial anıtı önünde ünlü “I have a dream” (Bir Düşüm Var) nutkunu verdi.

“Bir düşüm var. Günün birinde Georgia’nın kırmızı tepelerinde eski kölelerin oğullarıyla, eski köle sahiplerinin oğullarının birlikte kardeşlik masasında oturacaklarına ilişkin bir düşüm var. Bir düşüm var. Günün birinde adaletsizliğin ve baskının sıcaklığında susuzluktan ölen Mississippi Eyaleti’nin bile bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşeceğine dair bir düşüm var. Bir düşüm var. Dört küçük çocuğumun günün birinde insanların derilerinin rengine göre değil, yalnızca karakterlerine göre değerlendirilecekleri bir ulusta yaşayacaklarına dair bir düşüm var.”

Bu söylevinde özgür ve eşit bir topluma ilişkin vizyonunu ortaya attı. Marin Luther King bundan bir yıl sonra hedefine biçimsel olarak ulaştı. Amerika Başkanı Lyndon B. Johnson ırk ayrımının kaldırılmasına ilişkin yurttaş haklan yasasını (Civil Rights Act, 2.7.1964) imzaladı. 35 yaşındaki King aynı yıl içinde ilk Siyah olarak Nobel Barış Ödülünü aldı.

Bir Hayalim Var konuşması:

1963 yılında “İş ve Özgürlük İçin Washington’a Yürüyüş” sırasında Lincoln Anıtı önünde yaptığı “Bir Hayalim Var” konuşması tarihe mal oldu. Konuşmada şöyle dedi:

« Bir gün, dört çocuğumun da derilerinin rengi ile değil de kişilikleri ile yargılanacağı bir ülkede yaşayacaklarına dair bir hayalim var. »

1965’ten Sonra: Toplumsal Sorunlarla Savaşması

Daha iyi toplumsal koşulların sağlanması bir hayal olarak kalınca, Kuzey Eyaletlerindeki Siyah gençler King’in şiddeti dışlayan etkinliklerini eleştirerek militan hareketlerde bulunulmasını savundular. King bunun üzerine yalnız ırkçılığa değil, yoksulluğa ve işsizliğe karşı da savaşmaya karar verdi. Ne var ki Yurttaş Haklan Hareketine getirdiği bu genişleme ile başarılı olamadı. Amerika’nın Vietnam Savaşı’na katılmasına açıkça karşı gelmesiyle de halkın tüm katmanla-nndan beklediği rağbeti bulamadı.

1968: Martin Luther King Suikasti

Yeterince bir yankı uyandıramadığı halde Martin Luther King stratejisine sadık kaldı. Beş yıl önceki başarısını yinelemek amacıyla 1968 yazında yoksulların Washington’a yapacağı bir yürüyüşü planlıyordu. Ne var ki 4.4.1968 tarihinde Tenessee’de kaldığı bir motelin balkonuna çıktığında Güney Eyaletlerinden beyaz bir suikastçı, James Earl Ray, tarafından vuruldu. Suikastten bir yıl sonra bir mahkeme Londra’da tutuklanan Ray’ı 99 yıl ağır hapis cezasına çarptırdı.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İstanbul escort Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Maltepe escort Ümraniye escort Kurtköy escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Şirinevler escort Avcılar escort Halkalı escort Beylikdüzü escort Bakırköy escort Ataköy escort

bsr hof